Bugün 18 Aralık 2017 Pazartesi
Terör Ve Genel Seçimlerin Gölgesinde Kurban Bayramı
Türkiye, Kurban Bayramı terör saldırılarının arttığı bir ortamda ve yaklaşan 1 Kasım genel seçimlerinin gölgesinde kutlayacak. Diğer bir deyişle, 2015 yılının Kurban Bayramı’nı son yılların diğer bayramlarından farklı olarak, Türkiye’de artan terör olaylarının ve yaklaşan genel seçimlerin gölgesinde kutlamaya çaba sarf edeceğiz.
21.09.2015Derya KAP - Yazi Arşivi

Son birkaç aydır içinden geçtiğimiz “sancılı ve kritik günlerin” muhasebesini yapmadan önce, büyük bölümü Müslüman olan Türkiye’de Kurban Bayramı’nda kurban ibadetinin anlamına dair bilgimizi tazelemekte fayda olabilir.

Kurban, İslam dinine göre “Allah’a yaklaşmak ve Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla kesilen hayvan” anlamına geliyor. İbrahim peygamberin oğlu İsmail’i Allah için kurban edecekken, ilk kurban kesme emrinin gelmesi ile bir hayvanı keserek Allah’a sadakatini göstermesinden bu yana kurban, Müslümanlar için yerine getirilmesi gereken bir ibadetlerden biri. Belirli şartları taşıyan bir hayvanın Kurban Bayramı günlerinde usulüne uygun olarak kesilmesi suretiyle yerine getirilen bir ibadet olan kurban kesmek bir Müslüman için Allah’a her şeyini feda edebilecek seviyede bir teslimiyet ve adanmışlık içinde olunduğunu ifade ediyor.

Türkiye’de ve dünyada tüm ibadetlerde olduğu gibi, kurban ibadeti de sıklıkla bağlamı ve içerdiği bu anlamın geri plana düştüğü çeşitli olaylarla gündeme gelebiliyor. Kimileri tarafından “hayvanların acımasızca kesildiği bir dini bayram” olarak görülürken, kimileri de bu bayramı da tatil vesilesi olarak değerlendirmeyi tercih ediyor.

13 yıllık AK Parti iktidarında toplumun gittikçe muhafazakârlaştığı ve dini sembollerin kamusal alanda ve medyada çok daha görünür hale geldiğinin iddia edildiği bir ülkede, diğer bayram ve ibadetlerde olduğu gibi, kurban kesilmesinin bu ibadetin anlam ve öneminin idrak edildiği bir şekilde kutlanması beklenir.

Oysa, Kurban Bayramı’nda hafızalarımıza kazınan tablo, bu ibadetin içerdiği derinlikten oldukça uzak. Kurban Bayramı’nı yazılı ve görsel medyada sıklıkla, sahibinden kurtulan kurbanlık hayvanın sokaklarda koşturduğu ve bir grup yardımseverin da onun peşisıra yaratıcı yakalama taktikleri ile ya da kurban etmeyi umduğu hayvanla birlikte kendisine de zarar veren pek çok aceminin görüntüleriyle hatırlıyoruz.

Son yıllarda ise Kurban Bayramını Leman Sam gibi hayvanların kesilmesine karşı tutum takınan kişilerin itirazları ile hatırlar olduk. Geçen yıl Kurban Bayramı’nda “ IŞİD ile bıçağını masum bir hayvanın boğazına dayayan aynı duygudadır” sözleri nedeniyle, “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak” suçlamasıyla yargılandığı davadan beraat eden Sam, bu sene de Kurban Bayram’ını ülkede geçirmeyi tercih etmediğini söyledi. Türkiye’de küçük bir azınlık da olsa, Leman Sam gibi hayvanların kesilmesine karşı olan bir kesimin varlığını teslim etmek gerekiyor.

Kurban ibadetine ilişkin bu genel değerlendirmelerin ardından, 2015 yılının Kurban Bayramı’nı kutlamayı umduğumuz bu günlerde, Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve toplumsal iklimi göz önünde bulundurmamız kaçınılmaz.

7 Haziran seçimlerinin ardından koalisyon görüşmelerinin siyasi partiler arasında uzlaşı sağlanamaması ile sonuçsuz kalması ve yeniden 1 Kasım’da tekrarlanacak olan genel seçimler, Türkiye’nin siyasi atmosferinin dini bayramlarda oluşmasını umduğumuz barış ve huzur ikliminden uzak olduğunun bir göstergesi. 20 Temmuz’da Suruç’ta gerçekleşen terör saldırısından bu yana geçen 3 ayı aşkın sürede terörün Türkiye’ye siyasi, toplumsal ve ekonomik maliyeti oldukça ağır oldu.

İnsani kayıpların artması nedeniyle güvenlik görevlilerinin cenazelerinde hükümete yönelik tepkiler ve terörün tekrar tırmanışa geçmesinde sorumluluğun kimde olduğuna ilişkin tartışmalar, toplumdaki kutuplaşmayı artırdı. Yakınlarını kaybedenler için rakamlarla ifade edilmesinin güçlüğüne karşın, terörün bilançosunu ortaya koyarken her zaman yapıldığı gibi, “giden canlar” “güvenlik güçleri, siviller ve teröristler” olarak şöyle sıralandı: 7 Temmuz-19  Eylül 2015 tarihleri arasında terör saldırılarında 124 güvenlik görevlisi ve 29 sivil hayatını kaybetti;355 kişi yaralandı. Aynı tarih aralığında çatışmalarda 134 terörist etkisiz hale getirilirken, 20'si yaralı 76  terörist yakalandı. Terör örgütlerine yönelik çeşitli illerde gerçekleştirilen  operasyonlarda ise 2 bin 608 kişi gözaltına alınırken, bunlardan 731'i tutuklandı. 

Terörün ve siyasi belirsizliğin ekonomik istikrara etkisi de büyük oldu. Dolar ve avro tarihi zirveyi gördü; Doğu ve Güneydoğu’da yatırımlar durma noktasında geldi ; enerji hatlarına yapılan saldırılar ve diğer hasarlar nedeniyle 150 milyon lirayı aşan kayıplar oldu. Terör olaylarının bir diğer yansıması ise uluslararası kamuoyunda da büyük yankı bulan, Doğan Medya Grubuna yönelik başlatılan “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla başlatılan soruşturma oldu. Bu olay, Türkiye’ye yönelik basın ve ifade hürriyeti konusunda dile getirilen eleştiri ve uyarıları artırdı.

Terörün ve siyasi belirsizliğin artığı böyle ortamda, memlekette Kurban Bayramı’nı barış ve huzur içinde geçirmek veya Bayram’ın barışa ve huzura vesile olmasını ummak ne derece mümkün olabilir?

Artan kutuplaşma ortamında, etnik ve siyasi kimliklerin ön plana çıktığı ; “biz” ve “öteki-diğeri” arasındaki iletişimin ve tahammülün kaybolmaya yüz tuttuğu; karşıt tarafların birbirlerini “vatan haini”, “faşist”, “otoriter” ve daha bir dolu olumsuz ifadelerle suçladığı, bir siyasi ve toplumsal iklimde, 2015 yılında Kurban Bayramı’nı “kardeşlik” ve barış ikliminde kutlamak güç görünüyor. Geldiğimiz noktada, bu ülkenin toplumsal kesimlerini ortak bir paydada birleştiren en önemi günlerden olan dini bayramlarda bile, birbirimizle bayramlaşamayacak seviyede ayrışmış olmamızın önüne geçilmesinde en etkili figürler elbette siyasi liderler. Bu nedenle, Kurban Bayram’ında tüm siyasi partiler ve liderler arasında gerçekleşecek olan bayramlaşma ve bir arada görüntü vermenin anlamı çok daha etkili ve büyük olabilir.

Son gelişmeler hakkında konuşan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün "terörle mücadele edilirken vatandaşın devlete ve millete aidiyetlerini zayıflatacak adımlar atılmaması gerektiği” vurgusu, Türkiye’de huzurun hâkim olabilmesi için, toplumun farklı kesimleri arasında “sevinç ve keder” olarak değerlendirilen durumların ortak olması gerektirdiğini de bize hatırlatıyor.

Son yıllarda artan kutuplaşma ve son birkaç ayda tekrar tırmanışa geçen terör olayları bize Türkiye’de hala demokrasinin bir kültür olarak içselleştirilememiş olduğunu ve demokratikleşme sürecinde ileri bir aşamaya geçilemediğini gösterdi. Kendinden farklı bir görüşü dile getireni “öteki-karşı taraf” olarak değerlendirip, “vatan haini” ya da “katil devlet” gibi çeşitli sıfatlarla tanımlayıp, onu dışlama, aşağılama, varlığını sürdürme hakkına itiraz, onu yok sayma bize toplumda giderek yaygınlaşan, “normal olmayan” ve nefret içeren bir genel duygu durumunu işaret ediyor.

Birbirinden nefret eder duruma gelen ve birbirine tahammül edemeyen “karşıt kesimler” arasında bir ülkede kısa vadede uzlaşı sağlayarak huzurun ve barışın teminini sağlamak güç görünebilir. Bununla birlikte, bu durumun sürdürülebilir olmadığını da idrak etmemiz gerekiyor.

Tüm bu sebeplerle, Kurban Bayramı’nın Türkiye’de barışın ve huzurun tesis edilmesine vesile olmasını dilemenin gerçekçi bir temenni olup olmadığı tartışılabilir. Terörün durmasını dilemek, çatışma ve savaşın bir sonuç getirmeyeceği konusunda tarafların en kısa sürede uzlaşmasını ummak ve bu yönde sivil inisiyatifleri desteklemek durumundayız.

Her şeye rağmen, Türkiye’nin kurulduğu günden bu yana geçirdiği tüm siyasi, toplumsal, ekonomik krizleri ve bunları aşmada Türkiye halkının gösterdiği sağduyu ve basireti göz önüne alarak, ümitvar olabiliriz. Böylelikle, barış ve huzurun hâkim olduğu, daha demokratik ve gelişmiş bir Türkiye hayalimizi koruyarak, çocukluğumuzdan beri içimizi kemiren “ ne olacak bu memleketin hali ?” kaygımızı da bir ölçüde dindirebiliriz.

Tüm Yorumlar
Şuan Kayıtlı Bir Yorum Bulunmamaktadır.İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Tüm Yorumlar

 
Turan Otel
Öne Çıkanlar
Arşiv
Anasayfa
Foto Galeri
Videolar
Köşe Yazarları
Hakkımızda
Reklamlar
Editör
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright © 2017 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.