Bugün 18 Aralık 2017 Pazartesi
Bakan Özlü “çözer…!”
İlk sorum bu olsun: İddialı bir söylem gibi gelebilir size ama yazımı sonuna kadar takip ederseniz bana hak vereceksiniz: “Türkiye’de demiyorum. Dünyada böyle sanayi ruhsatı alınmış, bu metrekarede, böyle bir alan var mı Allah aşkına…”!
03.09.2017Erol TAYHAN - eroltayhan@hotmail.comYazi Arşivi
Sabırsızım ben heyecanımı mazur görün, onun için hemen cümlemin başında söyleyeyim: “Bu iktidar, bu Cumhurbaşkanı, bu Başbakan, bu Bakanımız bizim vekilimiz TC’nin Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk ÖZLÜ ÇÖZER”…! Diyorum…”Çözebilir” diyorum göğsümü gere gere…!
DEPREMDEN BİR YIL SONRA..!
            Geriye dönelim biraz…
Malum bildiğimiz 17 Ağustos 1999 Depremi’nden tam bir yıl sonra…!
           Tarih: 17. Ağustos 2000…!
            Hatırlamakta ve hatırlatmakta yarar var. Kıssa’dan hisse:
 
            “Geçmişten adam hisse kaparmış…Ne masal şey!
            Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?
 
Tarih’i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar;
Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi…!” (Mehmet Akif Ersoy)
 
 O yüzden hatırlatmak lazım…1999’da yaşadığımız iki büyük depremin ardından il olmuşuz ama “il olmaya sevinemeyecek” haldeyiz…Canlarımızı toprağa, ev ve işyerlerimizi, mallarımızı sokağa gömmüşüz… Şehir yerle bir olmuş “ağlasak mı gülsek mi” bilemeyecek haldeyiz !
Ben de o yıllarda TRT ve AA’nın Düzce muhabiri olarak görev yapıyorum ki Uzel Holding’in arazi alımında karşılaştığı bazı problemlere de zaman zaman bizzat şahit olmuş biriyim….(Bunları da iş olsun diye değil, daha dün depremi yaşamadan Düzce’ye yerleşip Düzceli’yi tanımayan “zerzevat”ların toplumu ayrıştırmaya yönelik ahkam kesişine en azından bazı akl-ı selimlerin kanmaması; kin ve husumete alet olmamaları için hatırlatıyorum. Yani, kardeş olmaya ve dayanışmaya ihtiyacımızın olduğu bir dönemde daha dikkatli, daha duyarlı ve daha kararlı olmak zorundayız. Bunları hatırlatmayı da bir görev telakki ediyorum....Dedikodu ve ona buna çamur atarak, kuyruklu yalanlar üreterek gündemde kalmaya çalışma yöntemi çok gerilerde kalmıştır. Zaman kutuplaşma zamanı değil, iş ve icraat zamanıdır hatırlatmak isterim...)
 
YATIRIM CİDDİYDİ İŞSİZLİK AZALACAKTI…
Alındı alınıyor derken gelen bir davetiye ile adeta sevinç gözyaşlarına boğulmuştuk deprem sonrası 17 Ağustos 2000’de…Yani  Uzel’in temel atma töreninde…Dünyada marka olmuş, çiftçinin de yakından tanığı  MF Traktör Fabrikası’nın temeli atılıyordu…Yıkılmış, yok olmuş, moral ve motivasyonu körelmiş  çiçeği burnunda yeni il Düzce’ye ciddi bir yatırım geliyordu…Nasıl sevinmezdi ki insan…!

DEPREM BÖLGESİNE YATIRIM GELİYORDU
Hakkımızdı sevinmek.  Yıkılsak da sarsılsak da ayakta kalan canlarımız ve gelecek neslimiz vardı…Geçmişten “ders almak esas”; gelecekten “ümit kesmek”te  inanç ve ideallerimize tersti …!
Düzce ilçesi olarak Bolu’ya bağlı olduğumuz dönemde (otomobil fabrikası kuracağını belirterek arazi alımını gerçekleştirdikten sonra kendi içinde yaşadığı problemler yüzünden yatırımdan vazgeçen)  o malum  “talihsiz son”u unutturacak ciddi bir girişimdi bu…
UZEL Holding yatırım yapacaktı. İlk etapta 5 bin, yan sanayii ile birlikte 15 bini aşkın kişi istihdam edilebilecekti… Bu Düzce’nin adeta uçuşu demekti o yıllarda…İşsizlik azalacak, göç oranı düşecekti…Gençler evinde ilinde iş ve ekmek sahibi olacaktı…Bu anı kurucu valimiz (kulakları çınlasın) Fikret Güven temel atma töreninde edebi bir dille güzel ifade etmişti.…!
 
5 BİN TRAKTÖR ABD’YE…!
Uzel Makine Sanayi A.Ş. fabrikalarının açılışına katılan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Türkiye'nin yüzde 45'ninin tarımla uğraştığını, bu yüzden zengin olmasının mümkün olmayacağını belirttikten sonra şu tarihi  tespitte bulunmuştu: “ Uzel Makina Düzce Fabrikalarının ilk üreteceği 5 bin traktör  Amerika'ya ihraç edilecek. BU FABRİKA DÜNYA İLE REKABET EDECEK güce sahiptir.’’
DÜZCE’NİN GÜNAHI NE’YDİ…!
…İddialı bir söylemdi gerçekten. Ne demekti bu… “Bu fabrika sayesinde Dünya Düzce’yi tanıyacaktı…”Tanımaktan öte işsizliğe set vuracaktı. Gelecek neslin yüzü gülecekti. Evinden işe gidip gelecekti insanlar…Adeta o yılların Almanya’sı gibi bir şey düşünebiliyor musunuz…!
Uzel’in temel atma törenine  işte böyle bir heyecanla tanıklık etmiştik 17 Ağustos 2000’de…!
Daha dün gibi hatırlıyorum  tören saatini…O kadar önemsemişiz ve o kadar özümsemişiz ki  o anı, “temel atma töreninin davetiyesi” bile halen arşivimde saklıdır…!
ÜNLÜ ŞAPKASIYLA DEMİREL…!
Rahmetli 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'le birlikte Devlet Bakanı Edip Safder Gaydalı (ANAP), Tarım ve Köy işleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp (MHP), Bolu Milletvekilleri  Rahmetli Mustafa Karslıoğlu (DSP), Dr. Ersoy Özcan(MHP) ve  Necmi Hoşver  (DYP); ilk Düzce Valimiz Fikret Güven, Uzel Makina A.Ş’nin sahibi Ahmet Uzel'in eşi Türkan Uzel, Uzel Holding A.Ş. Yürütme Genel Başkanı Önder Uzel’in katıldığı açılış programında pankartlarıyla muhtarlar ve vatandaşlar da büyük ilgi göstermişti.
İş nerden nereye geldi görüyorsunuz. Uzel,  bin dönüm ( yanlış okumadınız: yani bir milyon metrekare)  arazinin, sanayi imarını aldı; trafosunu bitirdi, üstelik 20 dönüm kapalı alanı da inşa etti…Bir sürü yatırımı adeta toprağa gömdü..!  
ALT YAPI ve RUHSAT TAMAM…!
Alt yapı ve ruhsat konusunda her türlü şartları yerine getiren böyle bir arazi dünyada var mıdır ben bilemiyorum. Holding krize girmiş ailevi çıkmaza girmiş iş buraya kadar dayanmış. Hiçkimse ister mi böyle bir araziyi dumura bırakmak sermayeyi çöpe atmak…! Peki o yerleri satanlar isterler miydi ki işin böyle bir sonla sonuçlanmasını…! O da mümkün değil.
 İşte böyle bir durumda “devreye girmesi gerekenler” acilen ayağa kalkmalıdır…Buna siz ister AKİL İNSANLARI deyin ister DEVLET ERKANI ister İŞ BİTİRİCİ deyin.. Bakan, Başbakan veya Cumhurbaşkanı…!
Böyle durumlarda devreye girmesi gerekenler kendilerini çok daha iyi biliyorlar...
Düzce dışından bir çok kişi Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü’yü iş ve icraatlarıyla “benim kadar tanıyamazsınız…! ”Bu kadar iddialıyım ben…Nedenini daha sonra yazacağım..! Benim bildiğim Bakan Özlü “iyi dinler, sorgular araştırır ve çözer”. Sorun çözmekte mahir bir değerdir Özlü…!
İŞİN ÖZÜ…!
Un, şeker su hepsi burada bir arada...Her malzeme hazır..”Sayın bakanım bu helvayı yapın, yapın da bir tarih yazın. O bölge halkını da Düzce’yi de ülkeyi de sanayii de kurtarın bu ızdıraptan…. Bu cenazeyi kaldırın. Düzce’nin üstündeki bu kara bulutları yok edin..Tarih yazmış olursunuz. Sanayi de arazi de Düzce’de Düzceli de kurtulur  sayenizde. Bu cenaze kalkmadan namaz mı kılınır Allah aşkına. Farz-ı ayın olmasa da farz-ı kifaye’dir  inanın…! Birinin icraatıyla ili kurtaracak bir proje olması hasebiyle..!
Ciddi yerli firmaların yatırım için arazi aradığını duyuyoruz. YERLİ OTOMOBİL İÇİN bir kibrit çakılabilir. O bölge insanı “büyük bir yatırım gelecek  heyecanıyla” yerlerini karşılık  beklemeden elden çıkardı.. “Çoluğumuz çocuğumuz çalışır kurtulur” diyerek onay verdi satışlara…!
Bitirin bu işi de bir tarih yazın. Bu ilde bu ülke de sizi minnetle ansın.. !
Son cümlem olsun: ”HELVA YAPIN, YAPINDA TARİH YAZIN SAYIN BAKANIM…!
 
 
Tüm Yorumlar
yılmaz arslan20.09.2013-17:50:53 Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar, hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi. Bu halk hiç ibret almıyor hiç erol kardeşim.Yazın hoş, bir ihtiyaca parmak basmışsın ama kim anlar kim.
selman turhan20.09.2013-13:13:34 Bakan Özlü çözerde çözdürmezler dedikodu üretenler. Bakanı karalamayı huy edinmiş huhbuslyar soysuzlar çok bu memlekette malesef Erol Bey bunları siz biliyorsunuz. çalışıp çaba sarfediyorsunuz da onlar yine arkalardan kazımaya devam ederler bunların adı çamur soyatları da çamur.
İlhan ay20.09.2007-20:09:17 Erol Bey doğru tespit un var şeker var su da..mesele helva yapmakta. Düzce sayın bakanımız sayesinde bunu da aşacaktır aşmalıdır.
1

Tüm Yorumlar

 
Anahtarlık Sepeti
Öne Çıkanlar
Arşiv
Anasayfa
Foto Galeri
Videolar
Köşe Yazarları
Hakkımızda
Reklamlar
Editör
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright © 2017 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.