Bugün 18 Aralık 2017 Pazartesi
İnce Memed Ve Sağ-sol
Türkiye’de suni olarak oluşturulan sağ-sol kamplaşmasının kültür ve sanata yansımaları çok sert olmuştur. İki taraf da birbirlerinin ürettiği eserlere uzak durmuş, okumamış, hatta görmezlikten gelerek yok saymıştır. Birilerinin yere göğe sığdıramadığı değerleri öteki, adını duymadan ömrünü tamamlamış, bunun neticesi olarak da aynı ülkede, her eser için okuyucu sayısı yarı yarıya düşmüştür.
11.10.2017Yunus KARA - info@objektif.comYazi Arşivi
Türkiye’de suni olarak oluşturulan sağ-sol kamplaşmasının kültür ve sanata yansımaları çok sert olmuştur. İki taraf da birbirlerinin ürettiği eserlere uzak durmuş, okumamış, hatta görmezlikten gelerek yok saymıştır. Birilerinin yere göğe sığdıramadığı değerleri öteki, adını duymadan ömrünü tamamlamış, bunun neticesi olarak da aynı ülkede, her eser için okuyucu sayısı yarı yarıya düşmüştür. Çünkü sağcının ak dediği, solcu için kara; solcunun iyi dediği sağcı için kötü olmuştur.
Bu durum sadece sokaktaki vatandaş için geçerli değildir. Ne yazık ki ülkemizin okuyanı da yazanı da aynı at gözlüğü ile bakmakta, aynı ön yargı ile sanat yapmaktadır. Böylece aynı şehirde yaşayan, hatta aynı muhitte oturan yazarlar, şairler bir birlerinden uzak durmuş, karşı tarafın(!) yazdığı romana, hikâyeye, şiire üç beş dakikalarını bile ayırma zahmetinde bulunmamışlardır. Birinin gittiği yayınevine öteki gitmemiş, birinin yazdığı dergide-gazetede ötekinin eseri kendine yer bulamamıştır. Ülkemizin edebiyat ve sanatına bu anlamsız ön yargılar yön vermiştir maalesef.
İtiraf ediyorum ki ben de o önyargıların güttüğü insanlardan biriyim. İşte bu yüzdendir ki Türk romanın en önemli eserlerinden olan İnce Memed’i ancak kırklı yaşlardan sonra okuyabildim. Gerçi kitabı alalı epey olmuştu ama Yaşar Kemal’in kitabına para vermenin hazımsızlığını (!) gideremeden de İnce Memed’i elime alamadım. Ne de olsa sağcı bir ailede yetişmiş birisi olarak solcu bir yazarın kitabını okumak o kadar da kolay değildi. Beni ayıplamayın, çünkü kırklı yaşlarda kırdığım bu zincirlerle seksen, doksan sene yaşmış ve hatta o zincirlere bağlı olarak ölmüş o kadar çok bilim adamı, sanatçı, yazar-çizer ve profesör var ki isimlerini saymaya ömrümüz yetmez. Çok şükür Rabbim, bana o at gözlüğünden kurtulmayı, o zincirleri kırmayı kırklı yaşlarda nasip etti.
Gelelim İnce Memed’e:
Kitabı okuyunca gördüm ki, İnce Memed’i yere göğe sığdıramayanlar da yerin dibine sokanlar da, ya kitabı okumamış ya da okurken at gözlüklerini gözlerinde unutmuşlardı. Çünkü dört ciltlik bu kitap ne solcuların övdüğü kadar iyi, ne de sağcıların yerdiği kadar kötüydü.
Ayrıca, kitap sağcıların sahiplenmesini gerektirecek kadar milli motiflerle doluydu. İnce Memed, Türk kültürü, gelenekleri ve görenekleri bakımından eşsiz bir kaynaktı. Günümüzde kaybolmaya yüz tutmuş Türkmen töresi, kullanımı azalmış inci değerindeki Türkçe kelimeler, Orta Asya’dan “bir kısrak başı gibi Akdeniz’e uzanan” Anadolu’ya Türkün bakış açısı ile birlikte taşınmıştı. Kitabı eleştiren sağcılar, aynı zamanda bu vasıfları da inkâr ediyor, solcular ise bilinenin aksine kadim Türk Kültürüne sahip çıkmış oluyorlardı. Bunu her iki kesim de İnce Memed’i okumadıkları için, okuyamadıkları için yapıyorlardı. Tabii onlar da haklıydı. Çünkü koskoca dört cilt, ikin bin küsur sayfayı okumak zahmetine katlanmak yerine kulaktan dolma üç beş sloganı ezberleyip yerli yersiz kullanmak çok daha kolaydı. Nasıl olsa dinleyicilerden her hangi birinin bu kadar zahmete katlanıp koskoca dört cildi okumuş olma ihtimali yok denecek kadar azdı.
Bu arada şu noktaya da değinmeden geçmek istemiyorum:
İnce Memed romanı efsanevi kahramanımız, etiyle kemiğiyle yaşamış; vurmuş, vurulmuş, özellikle doğuda Ruslara, güney doğuda Farslara kan kusturmuş, Abdühamit Han’ın “azat edilmiş aslanım” dediği Mihrali Bey’in hayatı ile büyük benzerlikler taşımaktadır. Büyük gayretler göstermeme rağmen Yaşar Kemal’in bu konu ile ilgili hiçbir açıklamasına tesadüf edemedim şimdiye kadar. Ama kitabı okuyan herkes, ölümünün üzerinden bir asırdan ziyade gezmesine rağmen ağıtlarda hala yaşayan Mihrali Beyin kahramanlıkları ile romanın kahramanı Memed’in hayatı arasındaki büyük benzerlikleri göreceklerdir. Bu benzerlikler konusunu bir başka yazıya bırakarak İnce Memed hakkındaki son sözümüzü söyleyelim:
İnce Memed, her Türk için mutlaka okunması gereken bir eser, bir başucu kitabıdır. Mutlaka okunmalı ve her aydının kitaplığındaki yerini almalıdır.
 
Tüm Yorumlar
Şuan Kayıtlı Bir Yorum Bulunmamaktadır.İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Tüm Yorumlar

 
Anahtarlık Sepeti
Öne Çıkanlar
Arşiv
Anasayfa
Foto Galeri
Videolar
Köşe Yazarları
Hakkımızda
Reklamlar
Editör
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright © 2017 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.