NE KADAR HAK EDİYORUZ?..

Başarmak, insanın içindeki mücadele gücünü ortaya çıkarmasıdır, kendisini hedefe doğru yöneltip hedefi elde etme sürecidir. Başarı; vazgeçmemektir, herkesteki en iyiyi bulmaktır, kimse inanmasa bile devam edebilmektir, ileriyi görebilmektir. Başarı Ralph Waldo Emerson’un dediği gibi ‘’sık sık gülmek ve çok sevmektir’’.
Peki biz başarıyı yani başarılı olmayı hak ediyormuyuz? Ya da hakkıyla başarılı olabildik mi? Hiç durup kendinize bunu sordunuz mu? Eğer sorduysanız doğru yoldasınız demektir. Çünkü bende bu dönüm noktasından geçtim. Bundan beş altı ay önce bu soru bana sorulsaydı durup ben gerçekten hak ediyormuyum diye sorardım ama şimdi bu soruya hiç düşünmeden cevap verebilirim neden biliyormusunuz? Çünkü başarmak için çıktığım, sonunda hayallerimin olduğu bir yolda bir şey yapmadığım anlarda mutlu olamıyorum, içim acıyor, vicdan azabı duyuyorum kendime karşı ve yanımda olan kişilere karşı, kendimi işe yaramaz hissediyorum, sürekli hesaplar yapıyorum, yediğim yemek kursağımdan zor geçiyor. Sonra kendi kendime durup şunu söylüyorum; ‘’Sen hayallerini bu derece ciddiye alıp, ona ulaşmak için gözyaşı bile dökebiliyorsan, her zaman bir çözüm bulmaya çalışıp pes etmiyorsan sen gerçekten bu başarıyı hak ediyorsun demektir. Bu yüzden elinden gelenin daha fazlasını yaparak devam etmelisin.’’
Eminim ki bunu durup kendine söyleyen yalnızca ben değilim. Bu yazımı okuyan okumayan birçok kişi birşeyleri başarmak için kendisine buna benzer sözler söylemiştir. Önemli olan bu düşünme molası sonucunda ne yaptığımızdır. Ben bu başarıyı hak ediyorum çünkü pes etmedim etmeyede niyetim yok.
Artık sizde başarıyı hak ettiğinizi düşünüyorsanız ona ulaşmak için her zorluğa katlanın. Yakın bir arkadaşımın da dediği üzere; ‘’Eğer karayı görüyorsan çekilen acının bir önemi yoktur!..’’ Unutmayın, kimse sizin ne kadar acı çektiğinizle ya da bahanelerinizle ilgilenmez herkes sonuca bakar.

Gülhan ULUER : http://www.duzceobjektif.com/Yazaroku.asp?id=49
Düzce Objektif ve Objektif Gazetesi