DÜZCE’DE “MUZUR DEĞİL ,HUZUR …!

Düzce Belediye Başkanı Mehmet Keleş’in istifası (veya ettirilmesi) nın kamuoyunda yarattığı kaosu (tartışmayı dedikoduyu ne derseniz deyin adını siz koyun) göz ardı ederek, herkes gözünü ve kulağını makama oturacak “Yeni Başkan”a dikmişken, Adalet ve Kalkınma Partisi “sorun gibi duran” bir konuyu  siyasi bir atraksiyonla  “tereyağından kıl çeker gibi” halletti…!
Otuz bir (31)Belediye Meclis Üyesi’nden 9’unun  “boş oy” kullandığı seçimde 22’sinin oyunu alan Ak Parti’li Dursun Ay, üçüncü turun sonunda  Düzce Belediye Başkanı koltuğuna oturmuştur. Türkiye’de İstanbul’dan sonra ender rastlanan bir sonuç böylece bir kez daha Düzce’de tecelli etmiştir.
Bu işin artıları eksileri yok değil ancak bugün bunları konuşmanın “dedikodudan başka” pek yarar sağlamayacağını düşündüğüm için “dün Keleş için”, “bugün de Ay için” yapılan ve yazılanları dikkate değer bulmuyorum.   
Şu unutulmamalı yalnız: Yarın bir gün, çeşitli yarışmalarda bu “tarihi an” soru olarak karşınıza çıktığında sakın şaşırmayın: “6. Ekim. 2017 Cuma” tarihi hafızanızın bir kenarında saklı kalsın…!
Neden!...
Bu tarih “istifa eden bir belediye başkanının yerine meclis üyelerinin oylarıyla seçildiği  ilk belediye başkanı” olma özelliği taşımaktadır. Bu seçim aynı zamanda ders kitaplarına konu olacak bir girişimin de tescillenmiş halidir.
Başkan Keleş’in “istifa öncesi ve sonrası” sarf ettiği söylemler ve gerekçeler de ileride siyasi malzeme olmaya namzettir...  
 Dursun Ay’ı bir çoğunuz makama oturduğu andan itibaren tanıdınız belki ama benim  O’nu tanımam bir hayli eskilere dayanıyor… Siyasette sessizdir sakindir ama “güven veren” bir yapıya sahiptir. Parti tarafından da böyle “kriz-geçiş” döneminde meclis içinde “Belediye Başkan Adayı” gösterilmesinin altında da Meclis Üyesi Ay’ın bu özelliğinin etkili olduğu söylenebilir.
Bunun dışında  Ay, “hiçbir şaibeye karışmamış” iyi bir idareci ve güven veren bir şahsiyet  profili çizen biridir... Ki böyle bir konunun bugünlerde Ak Parti’de en fazla eksiği hissedilen konuların başında geldiğini söylersek abartı olmaz…!
 Keleş’in birinci ve ikinci dönemde Meclis Üyesi olarak “Dursun Ay”ı aday göstermesinin altında bugün başkan seçilmesinin de yukarıda zikrettiğim aynı kriterleri  taşımasının etkili olduğunu söylemek mümkün. Yani Mehmet Keleş, Dursun Ay’ı birinci ve ikinci döneminde de meclis üyesi listesine bilinçli olarak koşulsuz yazmıştır. Bunu da unutmamak lazım.  
MUZUR’A DEĞİL HUZUR’A İHTİYAÇ VAR
Her şey bir kenara bugün artık “düne dair” ne varsa bugün konuşmanın söylemenin ve yazmanın inanın zamanı değildir. Boşa kürek sallamaktır  Seçim zamanı 2019’un Martı’na doğru nasıl olsa her şey ortaya dökülecektir. Bugün konuşulanlar üç gün sonra unutulacaktır… ! O yüzden “dünü değil” bugünü ve yarını konuşmak daha elzemdir.
Düzce’nin adı bundan böyle  “muhalefet liderine hayvan gübresi atan” bir il olarak ANILMAMALIDIR…!
Başka…”Katı Atık Bertaraf Tesisi”nin kaldırılması için “kadınların sabaha kadar nöbet tuttuğu” siyasilerin de dilinden  düşürmediği, yaygın medyanın ağzından düşürmediği bir il  olarak da TANINMAMALIDIR…!
Kötülüklerle anılmak- tanınmak DÜZCE’Yİ BÜYÜTMEZ…!Dünde büyütmedi bugün de…!
Atanmışı-seçilmişi; STK’sı-basını bu ilde Düzce’de BİR ve BÜTÜN olamıyorsa, Düzce geleceğin “huzur” kenti değil geleceğin “muzur” kenti olarak anılmaktan başka öteye gidemeyecektir.
Tarihte ender rastlanan 81 il içinde “bakanı olan illerin başında oluşumuz bize değer katmalıdır. Bakan Özlü’yü de kıvır-zıvır işlerle oyalamak yerine, adının altın harflerle anılacağı “Düzce’yi marka haline getirecek”  yeni iş ve icraatlarla mesafe alır bir taktik uygulamamız gerekiyor. Bakanı olan illeri üç aşağı beş yukarı biliyoruz tanıyoruz. Düzce bugün bunu fazlasıyla hak etmiştir. Her geçen zaman ciddi bir kayıptır. Düzce’nin sessiz sakin suskun halkı da bunun hesabını en yakın zamanda gerçekleşecek seçimde hesabını sorar. Faturası sonra ağır olur. Onun için bugünden uyarmakla manevi görevimi ifa etmiş olduğumu belirtmem gerekiyor. Günah benden gitmiştir.
Ay,  “yanlışı az olan ” biri olarak tanınır çevresinde…Uyumlu biri olarak tanınır…Mehmet Keleş’in birinci döneminde de Meclis Üyeliği yapmıştır. İyi bir  “idareci” olarak tanınır. Sorunlu bir çok işin başına “genel müdür” sıfatıyla getirilmiş bazı şirketlerdeki olumsuz havayı artılara çevirmiş bir özelliği vardır. “Kavgacı olmayışı” onun bu göreve getirilmesinde büyük etkili olmuştur. Belediyeye  şimdilik “İdareci” lazımdı Ak Parti’de bunu yapmıştır. İl Başkanı Hikmet Keskin ve Genel başkan Yardımcısı Erol Kaya’nın diyalogları ve Genel Başkan Erdoğan’ın olur ve onayıyla Dursun Ay ismi konusunda karar kılınmıştır…
Bu tür geçiş dönemlerinde hedef  “ne kadar az hasarla bu köprüyü geçeriz” sorusunun cevabı yatar.
O yüzden “yeni şeyler söylemek” lazım… 
“OLMAZ” DEME “OLUR”!
Hayatta “olmaz” dememek lazımmış..!
Başkan Keleş’in bir dönem aranın ardından ikinci kez başkanlık koltuğuna oturması da ”olmaz” denilmesine rağmen olmuştu…!
Yine bir dönem ara verdikten sonra ikinci kez kendisiyle birlikte meclise taşıdığı Dursun Ay,  kendisini meclise taşıyan Başkan Keleş’in yerine başkanlık koltuğuna oturmuştur. Bu da “olmaz” denilen bir sonucun olmuş halidir.
Mehmet Keleş’in “meclis üyesi olarak meclise taşıdığı Dursun Ay’ın başkan olacağını kim hayal edebilirdi kii…! Demek ki her işte bir ilk,  vuku bulacaktı ki sonuç böyle oldu…
O yüzden “hayra” yorumlayın fazla kafaya takmayın…! “Kaderci bir anlayış” olarak yorumlamamı eleştirseniz de bu saatten sonra “eskiyi değil” yeni şeyleri yeni icraatları yeni Düzce’yi konuşmanızı salık veririm.
 Dursun Ay, önümüzdeki seçim tarihi olarak açıklanan 2019’un Mart ayına kadar Düzce’nin belediye başkanıdır.
Hayırlı olmasını ve Düzce’nin artılarına artı katmasını diliyor;  yeni görevinde başarılar diliyorum.
Bunlar geçip gitti cancağızım “şimdi yeni şeyler söylemek lazım”…! Mevlana’nın sözleriyle sizi baş başa bırakayım. Dün olduğu gibi bugünde buna ihtiyacımız var. Derin bir nefes alın öyle okuyun…!
Hergün bir yerden göçmek ne iyi
Bulanmadan donmadan akmak ne hoş

Hergün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş!

Dünle beraber gitti cancağzım,
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım

Ne kadar söz varsa düne ait
ŞİMDİ YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM…

Evet şimdi hemen şimdi; hep birlikte koro halinde aynı şarkıyı söylemek lazım: “Ne kadar söz varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım…”

Erol TAYHAN : http://www.duzceobjektif.com/Yazaroku.asp?id=81
Düzce Objektif ve Objektif Gazetesi