DÜZCE “MİNİ TÜRKİYE’DİR..!”

  • 5.07.2022 13:04
  • (2)

Türkiye Gazeteciler Federasyonu’nun her üç ayda bir farklı bölgelerde tertiplediği “66. Başkanlar Konseyi Toplantısı” 17-19 Haziran 2022 tarihleri arasında 81. İl Düzce’de gerçekleştirilince bende Düzce’yle ilgili bazı bilgilerin paylaşılması gerektiği kanaati hasıl oldu. Bunu ifade ederken “Her ilimizin kendine has güzelliği ve özelliği olduğunu” hatırlatarak tespitlerimi paylaşmak istiyorum…!

Her kentin tabii ki kendine has sosyolojik ve coğrafi yapısının yanında, tarihi ve turistik özellikleri vardır…!Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Başkanlar Konseyi Toplantılarının da bir anlamda ülkemizin ve ülke halkımızın farklılıklarını yerinde görmek ve toplantının yapıldığı bölgeyi daha da yakından tanımaya yönelik büyük bir açığı giderdiğine şahitlik ediyoruz….Bu açıdan TGF’nin “Başkanlar Konseyi Toplantıları” nın sadece ülkemizle sınırlı kalmayıp ülke dışında da şartlar el verdiği sürece devam etmesi gerektiği kanaatimi daha önce de ifade ettiğim gibi burada tekrar etmiş olayım.!

      

“İSTANBUL’A DÖNÜŞ YOLUNU SEVİYORUM…!”  

İstanbul Şairlerimizden  Yahya Kemal Beyatlı’ya Ankara dönüşü sırasında sorarlar :“Üstad, Ankara’nın en çok neyini seviyorsun?”

Yahya Kemal’in cevabı nettir:“Ankara’nın en çok İstanbul’a dönüş yolunu seviyorum…!”

İstanbul’a aşık olan şair Yahya Kemal, Ankara’dan İstanbul’a dönüşünü  dahi “…İstanbul’a dönüş yolunu seviyorum” dizeleriyle ifade ediyor, açıklıyor…

Düzce’yi önemli kılan aslında budur: “Ankara ve İstanbul arasındaki konumudur…!”Ankara’dan İstanbul’a; İstanbul’dan Ankara’ya uzanan yolun tam ortasındadır Düzce…!

Şairin deyimiyle Ankara’da İstanbul’da birbirlerine kavuşmak için Düzce’den geçmek, Düzce’yi aşmak, Düzce’yi görmek; Düzce’ye uğramak zorundadır…!Başka bir transit yol yok zaten…!

Düzce’yi önemli kılan, değerli kılan özetle tam da budur…!

Her iki metropol şehrimiz tabii ki bizim için önem arz eder. Biri başkentimiz, diğeri Asya’yla Avrupa’yı birbirine bağlayan altın kentimiz…! Dünyanın gözbebeği bizim değerimiz…!

İşin özü; Ankara’dan İstanbul’a; İstanbul’dan Ankara’ya uzanan yolun tam ortasındadır Düzce…!

440 kilometrelik İstanbul - Ankara arasındaki Düzce; İstanbul’a 210, Ankara’ya 230 kilometre mesafede her iki metropol şehrin tam ortasındadır…! Düzce’nin önemi ve değeri bunlarla kaimdir aslında …!

O yüzden tarih boyu ipek yolu ağında olması hasebiyle doğuyla batıyı, kuzeyle güneyi, Avrupa’yla Asya’yı, Ortadoğu’yu; kısaca dünyanın ulaşım ağı arasında tam bir köprü görevi üstlenmektedir Düzce…!

“DÜZCE’DE MOLA” BİR GELENEKTİR

Ankara-İstanbul arasındaki TEM (Trans Europan Motorway: Trans Avrupa Otoyolu) açılıncaya kadar doğudan ve batıdan, kuzeyden ve güneyden gelen araçların; kamyon, otobüs ve transit tüm araçların, özellikle yolcu otobüslerinin “mola” için Düzce’yi seçmelerindeki incelik burada saklıdır.

Tarih boyu Düzce o zamanki adıyla E-5 (yeni adıyla D-100) Karayolu üzerinde yer alan bir “dinlenme” ve “duraklama” mekanı, “nefes alma diyarı”; bir anlamda “mola merkezi” konumundadır…! 

O yüzden  Düzce’de mola, bir gelenek” halini almıştır…!

Düzce’nin insanlık için göç alanlarından biri olarak anılması da bu konumuyla iniltilidir.

TARİH BOYU DÜZCE İSTİLAYA UĞRAMIŞTIR.

Biraz hatırlatmakta yarar var: Düzce’nin bilinen tarihi M.Ö. 1390 yıllarına kadar dayanır. Yöre, birçok kavmin ve devletin istilasına maruz kalmıştır. O yüzden çevrede Frig, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlı uygarlıklarının izlerini görmek mümkündür.

Son yıllarda “BATI KARADENİZ’İN EFES’İ” olarak da anılan Batı Karadeniz’in tarihteki en büyük amfitiyatrosuna (amfiteatr) sahip Konuralp’teki antik şehrin tarihi, Milattan Önce (MÖ) 3. y.y.'a kadar uzanır. Kazı çalışmaları devam eden Konuralp’te tarihi “Kırk Basamaklar”diye anılan yerde o yıllarda 9 bin kişinin yaşadığı böyle bir yerde o yıllarda 10 bin kişilik amfitiyatro  (amfiteatr) Salonu yapılmış olması da çok manidardır.!

Prusias ad Hypium Antik Kenti Tiyatrosu, Karadeniz bölgesinin en iyi korunmuş amfitiyatrosudur. Çok katlı ve zengin şekilde dekore edilmiş sahne binası ve yarım daire şeklindeki seyirci bölümünün birleşimiyle inşa edilmiş, yüksek kaliteli işçilik ve teknolojik girdisiyle ileri düzeyde düşünme ve hayal etmenin ürünüdür. Prusias ad Hypium Antik Kenti Tiyatrosu Roma Tiyatrolarının nadir örneklerinden biridir.

Konuralp, Batı Karadeniz’in tek antik kenti olma özelliğinin yanında asıl “Batı Karadeniz’in tarihi en büyük amfitiyatrosunun bulunduğu” bölgedir. 

Yörenin Osmanlı hakimiyetine geçişi Orhan Gazi'nin komutanlarından Konuralp Bey'in 1323 yılında Bizans tekfurları ile yaptığı savaş sonucunda gerçekleşmiştir.

Bu yörenin adı komutan Konuralp'e izafeten verilmiş ve günümüze kadar bu şekilde ulaşmıştır. Düzce, Osman Gazi’nin mahiyetinde 1869 yılına kadar Kastamonu Vilayeti Bolu Mutasarrıflığı Göynük Kasabası'na bağlı bir nahiye iken, 1870 yılında Bolu Sancağı'na bağlı bir kaza (ilçe) haline gelmiştir.

İL OLMA SEVİNCİNİ YAŞAYAMADI…!

17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerini yaşayan Düzce 09 Aralık 1999 tarihinde Kanun Hükmünde Kararname ile il statüsüne kavuşmuş “81. İl” olarak tescil edilmiştir.

Ancak öyle bir talihsizliktir ki;1999 depremlerinde (17 Ağustos’ta 85; 12 Kasım’da 748 olmak üzere) Düzce’de toplam: 833 can kaybı yaşanmış; 3.977 yaralının yanında hesabı yapılamayacak derecede ağır işyeri ve mal kayıpları arasında yıkık kent üstünde depremin acılı anlarında il olma özlemiyle tutuşmuş olmasına rağmen il olma sevincini ve coşkusunu yaşayamamıştır. Depremin acısı ile “il olma sevinci” kursağında kalmıştır…

Düzce işte böyle bir ortamda il olmuştur …!

O yüzden 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 Depremleri Düzce için tam bir milat hükmündedir.

“DÜZCE’DE 23 DİL KONUŞULMAKTADIR”

Düzce’nin “Mini Türkiye” olarak anılmasının altında yatan birçok gerçek vardır aslında ancak hepsini bir anda bu köşede ifşa etmenin pek kolay olmayacağını takdir edersiniz;

Düzce’nin tarih boyu göç alan bir bölge olduğunu ifade etmiştim. Düzce TSO Başkanı Tuncay Şahin’de Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD)’nin tertiplendiği bir toplantıda “Düzce’de 23 dil konuşulmaktadır’ ve farklı birçok millet huzur içinde hayatlarını sürdürmektedir” diyerek bizim tezimizi teyit eden ifadeler kullanmıştır.

Düzce’de sosyal ortam, milletler arasındaki diyalog ve dayanışma insanoğluna ve dünyaya örnek olacak niteliktedir. Her millet kendi dillerini kullanmakta her hangi bir çatışmaya mahal bırakmadan kültürlerini gelenek ve göreneklerini yaşamakta hiçbir uyumsuzluğa ve çatışmaya maruz kalmamaktadır.

“DÜZCE’NİN SUYUNU İÇEN” DÜZCE’DE KALMIŞ…!

Düzce için söylenen “Düzce’nin suyunu içen Düzce’de kalır” darbımeseli de rastgele söylenmiş bir söz değildir bunu da (anti-parantez) belirtmiş olayım…!

Düzce’nin suyla anılan özellikleri bol olan bir şehirdir. Düzce o yüzden  “su ve suyun ortaya koyduğu güzelliklerle” anılır…

Düzce, Şelale kentidir bir anlamda…Düzce’yi gezmeye gelen merkezde Samandere ve Aydınpınar Şelaleleri ile Gölyaka’daki Güzeldere Şelalesi’ni, Yığılca’daki merkeze 5 km. mesafede Yedigöller yolu güzergahında bulunan Saklıkent Şelalesi’ni görmeden gitmemelidir.

Son dönemde biliyorsunuz İstanbul gibi metropol şehrimizin içme suyu ihtiyacı Düzce’deki Melen Çayı’ndan temin edilmektedir. Büyük Melen Çayı zaman zaman Düzce’yi “selle selamlasa” da İstanbul halkının hayatını idame ettirebilmesi için bütün engelleri aşarak İstanbul’a ulaşmaktadır.

Düzce merkezi, doğudan batıya uzanan Asar Çayı gelecek için büyük bir yatırım ve cazibe merkezi konumunda her belediye başkanının rüyalarını süslemektedir.

Düzce’nin biraz daha güneyinde Asar Çayına paralel olarak Efteni Gölü’ne doğru akan Uğur Suyu da Düzce’nin su ihtiyacını karşılamaktadır.. Düzce ovasının etrafındaki dağlardan ovaya akan irili ufaklı derelerin sayısı da belli değildir.

TGF, DÜZCE’DE TOPLANDI…!”

Türkiye Gazeteciler Federasyonu(TGF)’ nun her üç ayda bir farklı  bölgelerde tertiplediği  66.Başkanlar Konseyi Toplantısı” nın bu defa 81. İl Düzce’de gerçekleştirildiğini ifade etmiştim…

Düzce’nin 4 yıldızlı tek oteli Turan Otel’in Konferans Salonu’nda yapılan “TGF Başkanlar Konseyi Toplantısı” ve “Gazeteciler Cemiyetleri BASIN VAKFI” Genel Kurulu sonrası iki güne (hızlandırılmış olarak) sığdırılan gezi programında Türkiye’nin dört bir yanından Düzce’ye teşrif eden “Gazeteciler Cemiyetleri Başkanları” ve deneyimli gazetecilere Düzce’nin tarihi ve turistik güzelliklerinin bir kısmını seri olarak yerinde görüp inceleme ve kenti daha yakından tanıma fırsatı buldular.

         Hemen şunu belirtmeliyim ki; Düzce Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olarak, “Gazeteciler Cemiyetleri Basın Vakfı” genel kurulu ve “TGF Başkanlar Konseyi toplantısı” olmak üzere böylesine iki önemli programın Düzce’de yapılmış olması hem 81 plakalı ilin daha iyi tanıtımı ve medyanın sinerjisini de ülke kamuoyuna yansıtma anlamında ciddi yararlar sağlayacaktır.

Bu iki önemli toplantıyı Düzce’de yapma kararı alan TGF Genel Başkanı ve Gazeteciler Cemiyetleri Basın Vakfı Genel başkanı Sayın Yılmaz Karaca başta olmak üzere Yönetim Kurulu Üyelerine ve yolun uzaklığını dikkate almadan Düzce’ye teşrif eden TGF Başkanlar Konseyi Üyeleri ve Basın Vakfı delegelerine ve değerli meslektaşlarıma su vesileyle şükranlarımı arz ediyorum.

Düzce, su ve suyun ortaya koyduğu güzelliklerle anılır: Düzce, Şelale kentidir bir anlamda… Düzce’yi görmeye gelenlerin merkezde Samandere ve Aydınpınar Şelaleleri ile Gölyaka’daki Güzeldere Şelalesini; Yığılca’da Yedigöller yolu güzergahında bulunan Saklıkent Şelalesi’ni görmelerini öneriyorum.

Denizi sevenlerin Düzce’nin sahildeki kenti Akçakoca’da balığın lezzeti altında sahildeki turistik güzelliği; restorasyonu yeni tamamlanan “Ceneviz Kalesi” ile taçlandırmalarını öneriyorum. Gazetecilere, Akçakoca’daki “Fakıllı” ve Yığılca’daki “Saklıkent Mağarası” başta olmak üzere “Kardüz Yaylası” ndan başlayıp Abant’a doğru uzanan Kızık, Derebalık, Pürenli, Hera, Balıklı, Sinekli, Odayeri, Kocayayla, Yörükler, Sırık, Sakarca ve Çiçekli Yaylaları” başta olmak üzere Torkul Yaylası ve Göleti ile Topuk Yaylası ve Göleti”ni de zamanın darlığı yüzünden gidemediğimizi hatırlatmak isterim.  

Program esnasında seçilmiş belediye Başkanlarımızın, yöneticilerimizin ve bilim yuvası Düzce Üniversitemizin yakın markajı altında misafirlerimize karşı sergilenen samimiyeti misafir gazetecilere yansıtmaları ve bizzat sunumlarla “Düzce’nin tanıtımına katkı sağlamaları” samimiyetin bir tecellisi olarak gazeteci dostlarımız tarafından büyük takdirle karşılanmıştır…!

DÜZCE’DE “YÖNETİCİ – GAZETECİ DAYANIŞMASI”

Zaman zaman bazı toplantılarda dile getirmişimdir: “Kentin gelişip büyümesinin ve daha iyi tanıtılabilmesinin” bu tür organizasyonlarla çok daha kolay mümkün olacağını düşünüyorum. Bunun da İlde ‘seçilmiş-atanmış-gazeteci dayanışması’ ile mümkün olacağı” yönündeki kanaatimin bu programda uygulamaya konulmuş olmasının diğer illerimiz için de örnek teşkil edeceğini düşünüyorum. Böyle bir yaklaşım ve dayanışmanın kentin gelişip kalkınmasının yanında tanıtım için de büyük bir katma değer ifade ettiğine şahitlik etmiş olduk.

Bu açıdan yeri gelmişken organizasyona katkı sunan Düzce Belediye Başkanımız (65.Hükümet Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı)       Sayın Dr. Faruk ÖZLÜ başta olmak üzere Akçakoca Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Okan YANMAZ ve Gölyaka Belediye Başkanlarımız Sayın Yakup DEMİRCAN’a da gönülden şükranlarımı arz ediyorum.

Son anda tanıtım için programa dahil ettiğimiz “Değer Üreten Düzce Üniversitesi”nin Rektör vekili Prof. Dr. İlhan GENÇ’in bir önerimizi anında yerine getirerek misafir gazetecilere karşı sergilediği  tavır ve eylemi üniversitemizin ülkemizde daha iyi tanıtılması açısından gazeteciler arasında takdirle karşılanmıştır. Düzce Kalkınma ve Tanıtma Vakfı Başkanı Sayın Ahmet Mutlu’nun da yönetim kurulu ile birlikte bu tanıtıma katkı sunması takdire şayandır.

Bu arada Düzce Belediye Başkanı (65. Hükümetin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı) Dr. Faruk Özlü’nün yanında; Düzce’nin denize açılan kapısı konumundaki Karadeniz’in incisi Akçakoca Belediye Başkanı Mehmet Okan Yanmaz’ın Akçakoca’nın farkını ortaya koymasının yanında;  ilin güney yakasındaki yeşil ve doğanın hakim olduğu; tüm sularının toplandığı Efteni Gölü ve Efteni Kaplıca Suyu ve Düzce’nin güney kıyısındaki Gölyaka ilçe Belediye Başkanı Yakup Demircan’ın samimi sunumu tanıtıma katkı sağlamaları çoğunluğu geldikleri illeri temsil eden Gazeteciler Cemiyeti Başkanları başta olmak üzere tüm misafir gazetecilerin “tam bir Düzceli Samimiyeti” sergilemiş olmaları organizasyon sorumlusu bir Düzceli olarak başta şahsen beni Düzceli meslektaşlarımız arasında “Yönetici -Gazeteci Dayanışması”nın kentin gelişimine ne büyük katkı sağladığının ispatı açısından örnek alınacak bir davranış olarak meslektaşlarımızın dikkatini cezpettiğini belirtmem gerekiyor

Düzce Belediye Başkanlığının sponsorluğunda gerçekleşen ziyaretlerde Karadeniz Bölgesi’nin en büyük amfi teyatrosuna sahip tarihi Konuralp Antik Kenti’ni gezen gazeteciler; Düzce’nin Karadeniz sahilindeki turistik kenti olmasının yanında Batı Karadeniz’in en büyük fındık üreticisi konumundaki özelliği ile tarımsal anlamda büyük bir katma değere sahip Akçakoca’da tarım ve turizmin nasıl bir uyum sergilediğine tanıklık ettiler. Restore edildikten sonra yeni ziyaret açılan tarihi Ceneviz Kalesi’ni de gezen gazeteciler “mavi bayraklı” özelliğiyle Batı Karadeniz’in incisi konumundaki Akçakoca’yı daha iyi tanıma fırsatı buldular.

         Ardından Düzce’nin sanayi imarına kapalı; adını Efteni Gölü’nden alan Gölyaka ilçesinde 300 dönüm geniş bir alanda her türlü sosyal etkinliğe müsait bir büyük piknik alanı olan Kültür Park’ta bir müddet konaklayarak alanı dolduran yemyeşil alanda temiz hava teneffüs etmenin mutluluğunu yaşadılar.

Konuk gazeteciler, Düzce Belediye Başkanı Sayın Dr. Faruk Özlü’yle birlikte “Düzce Mutfak Sanatları Merkezi”nde Düzce kültürünün mutfağa yansıyan gıda lezzetini tatmaları sağlandı.

MİNİ ADİGE (ÇERKES) FOLKLÖR EKİBİ BÜYÜLEDİ

Bu arada Türkiye’nin  dört bir yanından “Başkanlar Konseyi Toplantısı” için Düzce’de bulunan 150’ye yakın gazeteci için 13-15 yaşlarındaki kızlı-erkekli Adige(Çerkes) folklor ekibinin mızıka eşliğinde sergiledikleri  Çerkes oyunu gazeteci konukları adeta büyülerken konuklardan büyük alkış aldı…Organizasyon için zaman ayıran Düzce Adige Kültür Derneği Başkanı Sayın Murat SEYOK’a ve öğrencilerin folklör hocaları Sayın Amicba Sendi CİCÜ ve Sayın Palpa Bilal ÇİÇEK başta olmak üzere Adige (Çerkes)Oyunu sergileyen gençlerimize misafir gazeteciler adına (çünkü özellikle bu teşekkürü iletme görevini bana yükledikleri için ) teşekkürü bir borç biliyorum. Sergilenen bu oyun Düzce kültürünün çeşitliliğini yansıtma anlamında önemli bir boşluğu doldurduğunu düşünüyorum.

Düzce’nin “Mini TÜRKİYE” olduğunu gösteren birçok özelliğinin bulunduğunu ifade etmem gerekiyor. Rahmetli Turgut ÖZAL ve Süleyman DEMİREL’in her seçim sonrası Düzceli dostlarını bizzat arayarak “seçim sonuçlarını istediği” buna göre Türkiye’nin seçim sonuçları hakkında hükme vardığını belirtmem Düzce’nin Mini Türkiye olduğunun tescillenmesi anlamı taşımaz mı…!

(…Tabii ki bu bir bayram yazısı…Bu duygularla bayramın, sağlık huzur ve başarıya vesile olması dileklerimle hayırlı bayramlar diliyorum; selam ve saygılarımı sunuyorum.(E.T.)    

 

 

 

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Objektif Gazetesi (www.duzceobjektif.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (2)

  • İstanbul'da Düzceli Serdar
    İstanbul'da Düzceli Serdar
    8.07.2022 00:39

    Elinize ve emeğinize sağlık. Uzun bitmez bu yazı dedim başladım ve tek nefeste okudum. Düzce benzetmeniz Türkiye'yi yönetenler Seçilmişler ve Beld. Başkanları tarafından dikkate alınmalı..Tekrar teşekkür ediyorum sayın Tayhan..

  • Ahmet Turan
    Ahmet Turan
    5.07.2022 17:52

    tebrik ediyorum Erol Bey..Tespit çok önemli.Uzun dedim ama sonuna kadar okudum yazınızı.

Resmi İlanlar