• 27.11.2021 09:54
  • (1)

VEFA SORUMLULUĞUM

Aslında ilginç bir başlık değil mi? Evet amacım zaten buydu.

Nerdeyse geçen haftaki yazımın devamı diyebileceğim tarzda bir makale olacak diye düşünüyorum. Hani geçmiş yazılarımda ‘’ taşın altına el koymak’’’aslında herkesin yapabileceği bir şeyler var’’ vb. yazılarımda pencereler açmaya çalıştığım içeriklere destek amaçlı bir makale olmasını amaçlıyorum.

Yazılarımın içinde zaman zaman isimler zikrediyorum.  Evet  ama o zikredişlerim kimseyi cilalamak, yüceltmek reklamını yapma amaçlı olmuyor. Zaten takip ettiyseniz de isim zikredilmiş olsa da içine sıkıştırmaya çalıştığım sosyal mesajlara vurgu yapmayı amaçlıyorum.  Geri dönüşlerden edindiğim kanaatte verdiğim mesajların ya da vermeye çalıştığım mesajların alındığı yönünde ki bu beni mutlu ediyor.

Bazı olayların perde arkası vardır hani. Mesela bir gazete ya da derginin okuyucuya ulaşana kadar süreci kapsayan kısım.  Ya da  sanatsal görsel bir faaliyetin seyirciyle buluşmasına kadar geçen sıkıntılı süreç.  İşte toplumda hemen her alanda da yaşanabilen bu süreç ‘’İŞİN MUTFAK KISMI’’ diye nitelendirilir.   Yani arka plan süreci:  mutfak süreci.

YIL: 1999-DEPREMİN EN SICAK GÜNLERİ  

Sıcak derken havanın sıcaklığı asla değil! Çaresizliğin pik yaptığı, umutların karardığı, paranın geçmediği, kaos kargaşa ve koşuşturmanın hakim olduğu, eksikliklerin çok olduğu Kasım 1999 dan bahsediyorum. Bu duyguların sıcaklığı anlatmak istediğim.

Önce içimdeki bir duygumdan bahsedeyim. Hani hepimizin bazı durumlar için zaman zaman hayıflanarak ‘’ ah ah nerde o eski günler’’ ‘’ah ah nerde o eski bayramlar’’ vb. iç geçirerek söylemlerimiz..’’ah ah o eski insanlar, büyüklerimiz, halden anlayan, çözüm üreten vefalı ağabeylerimiz büyüklerimiz’’ diye onları saygı minnetle yad ediyorum. Farklıydılar saygı duyar saygı duyulurlardı. Şimdi bu tabloların maalesef çok uzağındayız. Yeni nesil makamlara gelmiş olsalar da o özlenen eski samimi tablo maalesef görünmüyor.Kaba söylemle o ağırlık yok diyebilirim. Bahse konu zaman diliminde bir kamu kurumunda çalıştığımdan bahsetmiştim. Tamamen gönüllülük esaslı kendi kendimize organize olmuş koşuşturanlardan biriydim.  Yine hatırlarsanız bu organizasyonda daha çabuk hizmet, yardım götürebilme adına kendi araçlarımızı seferber etmiş hatta ben kardeşimin minibüsüne el koyduğumu anlatmıştım.  Bazı insanlar birikimleri, özverileri, öngörüleri zamanında iş bitirici müdahaleleriyle çok ortada görünmeden süreçlere etki eden ağır ağabeylerdir onlar.  Her alanda onlardan olduğunu bilir ve ben onlara ‘’ isimsiz gizli mutfak kahramanları’’ derim.  O dönem beraber çalıştığımız meclis üyelerimiz vardı. Yukarıdaki vasıfları üzerlerinde taşıyan babacan, saygı duyulan ağabeylerimiz. Aslında hepsinin ayrı ayrı katkıları yadsınamaz hepsini anmak isterdim. Ama ben birebir yaşadığım, şahit olduğum kısımlardan bir bukle yazarak hepsine ithaf ediyorum.

İSİMSİZ KAHRAMANLAR-VEFA

Ben ve benim gibi hizmet koşuşturması içinde olan diğer arkadaşlarımı da inceden uzaktan takip eden Düzce’nin köklü ailelerinden, dönemin meclis üyesi ağabeyim sayın Selami KURU Beyefendiden bahsetmek istiyorum.( Ki şu günlerde biraz rahatsız olduğunu, iyileşme yönünde belirti ve gelişmeleri olduğunu biliyorum.Bu vesileyle kendisine şifa diliyorum.)

Evet  o kaosun yaşandığı ilk günler. Can güvenliği nedeniyle elektriklerin kesik olduğu, paranın geçmediği günler.  Dediğim gibi yaptıklarımızı takip eden  ve  el altından bize yardım ederek yönlendiren ağabeyimiz Selami bey.   Ben ve arkadaşlarımın iletişimimizi sağladığımız telefonlarımızı, telsizlerimizi elektrik olmadığı için şarj edemediğimizi duyunca işletmecisi olduğu benzin istasyonunun jeneratörüne ekstra piriz girişleri yaptırarak  bizim aletlerimize şarj imkanı verdiğini,  ve kendi araçlarımızla koşuşturduğumuzu bildiği için şahsen benim aracıma birkaç kez çeyrek depo ücretsiz akaryakıt verdiğini net olarak söyleyebilirim ki çalışan diğer arkadaşlarıma da aynı şeyi yaptığını biliyorum. O anlar için kelimelerle ifade edilemeyecek kadar naif hareketlerdi bunlar. Bu lojistik destek çok önemliydi katkı sağladı bize. , işimizi kolaylaştırmıştı. Bana göre bu bilinmeliydi den yola çıkarak vefa borcum kabul ettiğim bu   durumu  anlatmam gerekiyordu. Anlattım. Minnet ve saygıyla tüm arkadaşlarım, Düzce adına verdiğin destek ve yardımlardan dolayı şahsınızda tüm çalışanlarınıza bir kez daha kocaman TEŞEKKÜR ediyorum. Rabbim size sağlıklı uzun ömür nasip etsin. Bir an önce iyileşin daha size ihtiyacımız var. Hürmet ve saygıyla ellerinizden öpüyorum.