• 15.01.2022 13:28

DUMUR OLMAK

Dilimize   Arapça dan girip yer edinmiş yıllardır da çeşitli zaman dilimlerinde deyim halinde de kullandığımız bir kelime. Kısa ifade şekli körelme denilse de, Türk Dil Kurumu :  ‘’ karşı taraftan bir şeye şaşırıp kalma’’ olarak tanımlamış. Bana göre de ‘’ bir nevi şok olma durumu’’ diyebilirim.

HİSSETTİRME TELAŞI

Yazının tamamını okuduğunuzda belki farklı platformlarda bu deyimle karşı karşıya kaldığınız bir anınız olabilir hatırlayabilirsiniz kim bilir.( iş hayatı- okul hayatı-seyahat vb.)

İnsan kendini ifade etmeye çalışırken takdir edersiniz ki çeşitli farklı argümanlar’ı da kullanarak durumu pekiştirmeye çalışır.Bir nevi beden dili diye de diyebiliriz. Böyle durumlar da bildiğimiz o beş duyu organını sonuna kadar kullanmaya çalışır. Bu durumun bende yansıması temas olarak tezahür eder genellikle. Yani dokunmak. Ancak altını çizerek belirtmeliyim ki bu dokunma diye anlatmak istediğim duygu bütünlüğünün içinde asla ve asla şehveti-hayvani duygular zerre miktarda dahi sözkonusu değildir. Dikkat çekmek istediğim nokta  konunun bütünlüğünde gizli.

GENÇLİK YILLARI

An itibarıyla yüzümde tatlı bir gülümsemeyle kaleme alacağım bu hatıramı. Hani insan ses tonu söz tonuyla bazen sınırları zorlarda yeterli olmaz ya işte öyle durumlar da ek yardımlar alır. Çünkü bana göre bir dokunuş anlatmak istediğin birçok şeyi tek hamlede anlatabiliyor diye düşünüyorum. Yani o enerji akışı derdine tercüman olabiliyor demem yanlış bir tanımlama olmaz kanaatindeyim. Tabi mesaj yerine ulaşıp dönüş olumlu olursa tadına doyum olmuyor.

SİNEMA

Gençlik yılları dedim ya aslında delikanlılık yılları demek daha anlaşılır anlatılır olacak. Altını özellikle çizerek belirtmeliyim ki yazacaklarım tamamen duygusal alt yapılı asla ve asla şehveti duygular içermemektedir. Hani duyguların da geliştiği, karşı cins için yüreğinde kelebeklerin uçuştuğu dönemler. İsim zikretmenin çok anlamı olmayacağı inancımla direkt konuya gireyim.  Hani   yüreğimi kaptırmışım bir kıza. Öyle böyle değil, gemileri değil limanı yakabilecek haldeyim. Onunla bir arada olmak, konuşmak, fikir alışverişinde bulunmak fazlasıyla mutlu ediyor beni. Ama yetmiyor. Sanki bir şeyler eksik kalıyor gibi hissediyorum. Toplumsal değerler ,  örf,  adet,  mahalle baskısı vb. faktörler çok fazla bir arada olmamıza imkan vermiyor. Ben kendimi ifade edeceğim ayrıntılarda eksik kalıyorum gibi bir eziklik içindeyim. Bir şeyler eksik bence.

Her neyse bütün cazibemi, ikna kabiliyetimi kullanarak onu güzel bir film izlemeye sinemaya davet ediyorum. Kabul etmesi için değil 9 ,  99 takla atıyorum. Neyse kabul ediyor x bir gün x bir seansına gidiyoruz sinemaya. Gidiyoruz da üzerimizde yine bir tedirginlik var acaba birileri bizi görür mü? endişesi tavan. Ben bütün bu sıkıntılara rağmen çok mutluyum.  Çünkü kafamda üstte de değinmeye çalıştığım ince bir plan var.  Evet biletlerimizi aldık salona girdik. Yan yana iki koltuk. Filmin adının da önemi yok. Benim için yan yana olmak önemli. Film başladı. İzliyoruz. 10 dakikası geçti ben sağ elimi onun eline doğru götürüp tuttum. Sımsıkı tutuyorum. Hatırlıyorum da kalp ritmim muhtemelen çok üst seviyede. Kelebekler uçuşmak ne raks ediyorlar adeta. Film devam ediyor. Takriben 20-25 dakika geçmiş yada geçmemişti ki  sevdiğim kızın bana dönerek ‘’ İlhami elimi bırakırmısın terlettin’’ demesiyle ben şok! Yani an itibarıyla dumur’a uğramak. Tabi elini bıraktım ama içim içimi yiyor. Kendi kendime ‘’nasıl ya’’ diye içten hayıflanıyorum. Duygularımı, kendimi tam ifade edemememin ezikliği ile gardım düşüyor. Filmin bitmesini beklemeden terk ediyoruz sinemayı. Uzun süre sessizlikle o günü noktalıyoruz.

Dram mı desem, trajikomik dram mı  desem   adını siz koyun böyle bir hatıram vardı yazmak istedim.

Herkes için ve kendim için de söylemek istediğim her zaman her şey istediğiniz şekilde gelişmeyebilir. İkinci bir planınızın olması gerekebilir. Ha bu acı tecrübe beni yolumdan döndürdü mü hayır! Mücadelemden ödün vermedim hiç. Hayat yaşananlarla yaşanamayanlarla tecrübe diyorum.

Ana fikir şartlar hangi konuda olursa olsun istediğin imkanlar’ı   sunma cömertliği göstermeyebilir. İnandığın yolda azimle mücadele etmek yürümek gerekir.

Aklıma geldi yazdım diyelim.