ramazan öncesi ara makalem

  • 28.03.2022 13:41

YARDIM ETMEK

Yardım etmek nedir? Ne tür olursa olsun her hangi bir ihtiyacı olanın ihtiyacını giderebilmek, çare olabilmek diye adlandırabiliriz. Ve bu yardım illa kİ temelleri maddi boyutlara dayanan bir şekil olmayabilir. Yani yardım talebinde olan insanın ihtiyacını giderecek bir hamle diyebiliriz. Çeşitlendirmeleri sıralamaya kalksam uzun bir liste çıkar ortaya. Bende bunu yapmayarak sizi düşündürmeyi amaçlıyorum, sıralamayı kendiniz yapın bakalım.

Herkesin kendince usul ve yöntemleri vardır. Saygı duyarım. Ancak sebep sonuç durumu göz önüne alındığında şekil aşağı yukarı bellidir. Yani çözümlendirilmesi önemlidir.

Olaya farklı bakış açıları da sunmayı düşünüyorum. Şöyle ki işin ilmi( manevi kısmı) kısmı var ki benim için önemli bir ölçüdür. İnancım gereği  bana her hangi bir ihtiyacı olan kişinin ulaşması halinde mümkün mertebe geri çevirmemeye özen gösterir, çare olmaya çalışırım. Buradaki ölçüm de şudur : ‘’ İlhami bu insanın sıkıntısı var belli. Eminim bu insan bu sıkıntısını gidermek için Rabbine yalvarmış, ondan yardım istemiş kendisine bir çıkış kapısı açması için dualar etmiş olabilir. Ve o yaradan da bu insanı yardım et diye sana yönlendirmiş (o ecir ve sevaptan nasiplenmeni istemiştir.) o fırsatı sana vermiştir.’’ Ben böyle düşünürüm. Ve daha itinalı yaklaşırım çözebilmek için elimden gelenin fazlasına gayret ederim.

MANEVİ İKLİM. RAMAZAN AYI. FİTRE-ZEKAT !

İnandığımız dinimiz  ‘’ komşusu açken tok yatan bizden değildir’’ gibi atıflarda da bulunduğu bu mübarek aylar da  imkanlarımız doğrultusunda bu yardımlarımızı (maddi-manevi) gerektiği gibi yapmaya özen göstermeliyiz diye düşünüyorum. Ve bunu da layıkıyla yapmaya özen göstermeliyiz. Yaptığımız yapacağımız yardımları bir lütufmuş gibi sunmamaya gayret etmeli, bu manada karşımızdaki insanı bir nevi esir almış durumuna düşmemeliyiz.  Gönlümüzü ortaya koymalıyız.

Gözlemleyebildiğim kadarıyla tespit ettiğim bir gerçek var ki: Psikolojik olarak, duygusal olarak rahat olmayan bir insana tedavi olarak verilen ilaçların bile tam etki etmediği bilinmektedir. İşte şekil ve usul tam burada devreye giriyor. Yani rencide etmeden, kırmadan, sevgi ve saygıyla diyebilirim. Ne tür yardım olursa olsun şablon bu olmalıdır.

Şuan aklıma geldi.  Ulema gibi ahkam kesmek de istemiyorum elbette ama bilinen, olması gereken şudur. ‘’ihtiyacından fazlasını ver. Zira veren el alan elden üstündür’’  Yani o klasik bilinen 40/1 diye tabir edilen teferruat kısmıdır.

VİCDANI RAHATLATMA – SAHTE MUTMAİN OLMAK

Yine gözlemleyebildiğim kadarıyla insanların çoğunun hangi anlamda yaptığının bir önemi yok. Yaptığı yardımı maalesef kendi vicdanını rahatlatmak üzere, adeta ‘’ yapılanla yetin’’ anlayışı ile yaptığını görebiliyoruz. Çare olmaya değil de kendi istediğini kabul ettirmek olan bu tarz asla amacına ulaşmış bir şekil olmadığını iddia edebilirim.

BU VESİLEYLE 4 GÜNSONRA BAŞLAYACAK RAMAZAN AYI (ORUÇ) BAŞTA ÜLKEMİZ OLMAK ÜZERE  TÜM  İNSANLARA HAYIRLAR GETİRMESİNİ NİYAZ EDİYORUM

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Objektif Gazetesi (www.duzceobjektif.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar